DOM (20)- OLUŞTURULAN BİLGİLERİN GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINI SAĞLAYAN DAYANILMAZ DÜRTÜ: AŞK VE SEKS!

DOM (14)- OLUŞTURULAN BİLGİLERİN GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINI SAĞLAYAN DAYANILMAZ DÜRTÜ: AŞK VE SEKS!

    Bilgilerin gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaya yönelik eylemlere en güzel örnek aşk ve seks dürtüsüdür.
    Tüm varlıkların en temel bileşenleri olan kuantsal öğeler (enerji paketçikleri) sürekli salınım içindedirler. Ve her şey bu temel bileşenlere bağlı olarak oluşturulup-geliştirildiğinden, bu kuantsal öğelerin birleşmeleriyle gelişen tüm üst-sistemler (atomlar, moleküller, hücreler, hayvanlar, bitkiler, vs) bağlı oldukları alt-sistem öğelerindeki dalgalanma hareketlerinin hangi aralıklarla ve hangi faktörlere bağlı olarak değiştiği bilgilerini toplamak ve bu bilgilere göre davranmak zorundadırlar.  Dolayısıyla, hayat, bağımlı olunan enerji kaynağındaki dalgalanmaların nelere göre değiştiği bilgilerini toplama ve bu bilgileri gelecek nesile aktarma eylemidir. Bu nedenle, aşk ve seks dediğimiz karşılıklı kalıtsal bilgi alış-verişi sistemleri oluşturulmuştur. Aşk ve seks, karşı cinslere (farklı bakış-açılarına) ait bilgiler içeren hücrelerin buluşma ve kaynaşma eylemleridir.
Bu canlılar birbirlerini neden çekerler?

    Canlıların genetik bilgi depolarında, bedenlerin nasıl oluşturulacağı, bu bilgilerin nasıl aktarılacağı vs. konularında kesin yönlendirmeler vardır ve canlılar bu bilgilere göre oluşturulurlar. Bir somon balığı, genlerinde kayıtlı bu bilgileri gelecek nesle aktarmak için, bulunduğu açık denizlerden doğduğu ırmağın kaynağına dönerek orada karşı cinsle buluşup döllenme işlevini yerine getirebilmek için, tüm hayatını tehlikeye atacak bir dönüş yolculuğuna çıkar. Çağlayanları zıplayarak aşmaya çalışır; bir sürü yırtıcı hayvana yem olmamak için çabalar ve hedeflerine ulaşanlar yumurtalarını ve spermlerini 20-30 saniye içinde üst-üste bıraktıktan sonra da, çoğunlukla yorgunluktan bitap düşüp ölürler.
Şekil 31

Şekil 31: Somon balıkları neden hayatlarını tehlikeye atarak yumurtlayacakları ırmak yataklarına dönerler ve dölleme işleminden sonra ölürler?

    Balıkları bu ölüm yolculuğuna yönelten dürtü, hücrelerin bedene empoze ettikleri “genetik bilgilerin aktarılması zorunluluğu”dur. Hücreler öylesine bilinçlidirler ki, milyarlarca yıllık deneyimlerin sonucu olan genetik bilgilerin gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak için, aşk ve seks dürtüsünü en dayanılmaz zevk duyguları ile bağlantı içine sokmuşlardır.

    Bir e-postada şöyle bir hayat tanımı yapılmıştı: “Hayat, seksle bulaşan ama sonu kesinlikle ölümcül olan bulaşıcı bir hastalıktır.”
    Peki, hayat neden böyle?
    Çünkü: Bilgiler aktarılmak, çoğalmak isterler ve bu nedenle, oluşturdukları tüm bedenlere bilgi edinme ve aktarmayı teşvik edici yönlendirmeler yerleştirirler. Bitkilerin güzel renkli çiçekler oluşturmaları, çiçeklerin çeşitli çekici kokular yaymaları, hayvanların çeşitli göz-alıcı renkli tüylerle kendilerini süslemeleri, insanların güzel giyinmeye çalışmaları ve güzel kokular sürünmeleri, vs.nin hepsi, hücrelerimizdeki kalıtsal bilgilerin gelecek nesile aktarılma baskılarının sonuçlarıdır.
    Doğada değişip-dönüşmeyen hiçbir şey yoktur. Diğer taraftan da tüm varlıklar karşılıklı olarak birbirlerine bağımlıdırlar. Bu nedenle her varlık zorunlu olarak doğadaki değişim-dönüşüm sistemlerinin nasıl olduğu ve nasıl birbirine dönüştüğü vs. bilgilerini toplamak ve gelecek nesile aktarmak zorundadır. Hayatın tanımı ve anlamı bu nedenle şöyle olmak zorundadır:
    Hayat doğadaki değişim-dönüşümler hakkında bilgi edinme ve bu bilgileri gelecek nesle aktarma eylemidir.

    Bilginin iki farklı türü vardır: Genetik bilgiler ve eğitsel bilgiler. Doğada her iki tür bilginin aktarılması da teşvik edilmektedir. Bilgiler ise varlıkların yapısal bileşimlerinde yapılan anizotropilere yansıtılarak kayıt altına alınmaktadır. Örneğin, her yeni öğrendiğimiz şey, hücrelerin dili olan amino-asit ardalanmalarında değişiklikler olarak kayıt edilmektedirler ve gelecek nesillere bu şekilde aktarılmaktadırlar.

Devamı 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder